Vitamin Mineral Katkıları Gerekli mi?

Bu içerik Nurettin Gülşen tarafından oluşturuldu.
Bu içerik 4.919 kez görüntülendi.
ODTÜ’LÜ MÜHENDİSLERİN HAYVANCILIKTAKİ BÜYÜK BAŞARISI TÜRK MÜHENDİS İKİ ORTAĞIN SIĞIR ÇİFTLİĞİ AVRUPA’YI HAYRETE DÜŞÜRDÜ GÜNDE 15 TON SÜT ÜRETİYORLAR, PARAYA PARA DEMİYORLAR DOĞUMHANELERİNDE 370 GÜNDE BİR BUZAĞI ALIYORLAR

ODTÜ’LÜ MÜHENDİSLERİN HAYVANCILIKTAKİ BÜYÜK BAŞARISI TÜRK MÜHENDİS İKİ ORTAĞIN SIĞIR ÇİFTLİĞİ AVRUPA’YI HAYRETE DÜŞÜRDÜ GÜNDE 15 TON SÜT ÜRETİYORLAR, PARAYA PARA DEMİYORLAR DOĞUMHANELERİNDE 370 GÜNDE BİR BUZAĞI ALIYORLAR

Yetiştiriciler tarafından en çok sorulan sorulardan birisi de vitamin ve mineralleri içeren premikslerin yemlere katılmasının gerekliliği hakkında olmaktadır. Vitamin ve mineraller yemlerde mutlaka bulunması ve genellikle dışarıdan alınması gereken besin maddeleridir. Yemlere katılmaları şarttır. Çoğu yetiştiricinin “Bunların fabrikadan alınan yemler içerisinde zaten bulunması gerekiyor, yemin etiketinde de katıldığı yazıyor, neden ilave olarak kullanayım?” şeklinde bazı isteksizlik ifadeleri oluyor. Elbette bu görüşlerinde çok haklılar. Çünkü zaten fabrika yemleri için önemli bir miktar masrafları bulunmakta, bir de bunun üzerine şunu da kat, bunu da kat şeklinde tavsiyeler ekonomik açıdan düşündürücü olmaktadır. Lakin bu katkılarında önemli etkileri bulunmaktadır.

Vitamin ve mineraller yeterince sağlanamazsa öncelikle hayvanın veriminde hissedilmeyen ve normal zannedilen düşüşler gerçekleşiyor. Hayvan sahipleri verim kayıplarını çoğunlukla anlayamıyor. Vitamin-mineral madde yetersizliklerinde verim kaybına çoğunlukla hayvanın bağışıklık sisteminin zayıflaması da eşlik ediyor. Yani hayvan hastalık oluşturan mikroorganizmalara karşı dirençsiz ve güçsüz kalıyor, sık sık hastalanıyor. Örneğin fazla sayıda mastitisli hayvanının olması bağışıklık sisteminin yeterince çalışmadığını gösterebilir. Hayvan sahipleri mastitis nedeniyle sütlerinin az olduğunu düşünebilir ama mastitis olmadan önce de sütlerin olması gerektiğinden daha düşük olduğunu bilmelidirler.

Eğer vitamin ve mineral yetersizliği daha da önemli boyuttaysa hayvanlar üzerinde olumsuz etkisini artırarak büyüme ve üremeyi olumsuz etkilemektedir. Gittiğim birçok işletmede vitamin ve mineral kullanmadığı için bodur ve görünüşü iyi olmayan, yaşını geçtiği halde üreme faaliyetlerine başlamamış hayvanlara rastlamaktayım.

Vitamin ve minerallerin hiç kullanılmadığı bazı durumlarda da hayvanların sağlıkları ciddi bir şekilde kötüleşerek birçok hastalık tablosu belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Özellikle bazı vitaminlere doğum, süt veriminin artması, yüksek konsantre yemlerle besleme, sıcak hava, şiddetli soğuk gibi normalden farklı olan şartlarda daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Hayvanların vitamin ve mineral ihtiyaçları normal veya kontrollü deneysel şartlarda belirlenmektedir. Özellikle ülkemizde henüz emekleme safhasında olan modern süt inekçiliği ve besicilik şartlarında yukarıda belirtilen stres faktörlerinin hayvan sağlığı ve verimi üzerine önemli olumsuz etkileri olmaktadır. Hayvanlarımızın konforunu henüz yeterince sağlayamıyoruz. Örneğin bugünlerde yaşadığımız yoğun kış şartlarında birçok işletmede hayvanların yatacak yeri bulunmamakta, dizine kadar cıvık dışkı içerisinde ayakta kalmaktadırlar. Bu durumda ayak tabanının bütünlüğünü sürdürmek için vitamin A, biyotin, çinko, bakır gibi hemen akla gelen vitamin ve mineralleri içeren katkıların yemlerde artırılması gerekmektedir. Bu çok sayıda stres faktöründen sadece birisidir.

Bir diğer üzerinde düşünülmesi gereken önemli konuda bölgelerin toprak yapısına göre bu topraklarda yetişen kaba yemlerdeki bazı minerallerin eksiklikleridir. Bu kaba yemleri tüketen hayvanlarda bazı mineralleri artırmamız gerekmektedir. Orta Karadeniz ile Isparta’nın ilçelerinde topraktaki bakır yetersizliği veya emilimini engelleyen bazı minerallerin fazla bulunması burada yetişen kaba yemlere de yansımakta, hayvanlarda belirgin hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Bu durumda hayvanların fabrika yemi, premiks, yalama kovası vs. gibi kaynaklardan bu iz minerali alması şarttır.

Türkiye şartlarında işletmelerimizin çoğunda üreme problemi bulunmaktadır. Yemlerin enerji ve protein düzeyleri tam ve dengeli olsa dahi üreme problemleri gözlenebilmektedir. Bunda vitamin ve mineral yetersizliklerinin önemli olumsuz etkisi bulunmaktadır. Vitamin A ve E ile bakır, çinko, selenyum gibi minerallerin yetersizlikleri hayvanların kızgınlık göstermelerini engelleyebilmekte, hatta bu hayvanlar kızgınlık gösterip tohumlansa dahi gebelik gerçekleşmeyebilmektedir.

Bazı işletmeler veya beslenme uzmanları da gerektiğinden fazla katkı kullanmaktadırlar. Özellikle bazı minerallerin fazlasının zehirleyici etkisi bulunduğu unutulmamalıdır. Örneğin selenyumun ilave kullanımını özellikle önermekteyiz. Fakat selenyumun verim, üreme ve sağlığı olumlu etkileyen miktarı oldukça düşüktür. Değişik isimler adı altında yeme katılan katkı maddelerinin çoğunda selenyum olabiliyor. Bu durumda ihtiyaç düzeyi düşük olan selenyum zehirleyici ve riskli bir iz mineral olabiliyor.

Fazlaca sorulan sorularda birisi de bazı minerallerin inorganik mi yoksa organik olmasının mı iyi olacağı yönündedir. Organik olan mineral katkılar her zaman daha pahalıdır. Gerektiğinde kullanılmalıdır. Ben verimi ve stres durumu yüksek olan işletmelerde veya hayvanlarda kullanılan minerallerin bazılarının 1/3’ünün organik olması taraftarıyım.

Bir diğer önemli konuda vitamin ve minerallerin üretildiği veya satın alındığı kaynaklardır. Maalesef bunları üreten çok sayıda “Merdiven altı üretim” diye tabir edilen firma bulunmaktadır. Vitamin ve mineral hammaddelerinin kontrol altında olan ve devamlı analiz yaptıran firmalardan temin edilmesi gerekmektedir. İçeriğinde ağır metallerin olduğu ucuz mineral katkıların hayvanlarda zehirlenmelere yol açtığına fazlaca şahit olduk. Bunun yanı sıra hammadde fiyatının yüksek olması nedeniyle etken maddenin eksik olduğu bir çok ürüne de rastladık. Bugünlerde bakanlık tarafında kontroller çok sıkı yapılıyor ve ürünlerinde problem olan üreticilere ciddi cezalar kesiliyor. Yine de bilinen, alt yapısı ve teçhizatı iyi, devamlı analizlerle kontrollü üretim yapan firmaların ürünlerini tercih etmekte fayda bulunmaktadır.

Error: wp-content/uploads/2019/06 dizini oluşturulamıyor. Bir üst dizin sunucu tarafından yazılabilir mi?

Hakkında: Nurettin Gülşen

Prof. Dr. Nurettin Gülşen Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı
2 cevaplar

Cevapla

Görüşünü bildirmek ister misin?
Yorum yazmaktan çekinme.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir