Üreten Ülke, Kalkınan Türkiye Olacaksak Bu Köyden Başlar

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.
Bu içerik 4.380 kez görüntülendi.
destekson

destekson

Dünyada çiftçiler ve işletmeler daha yeni teknolojilerle tarıma yönelirken, Türkiye’de üreticiler tarımdan vazgeçiyor. En önemli neden ise gelir düzeyinin düşüklüğü. Her geçen gün artan maliyetler ve düşen ürün fiyatları ile bu kötü tablo gittikçe derinleşiyor.

2016 itibariyle Türkiye’de geçimini tarım ile sağlayan kişi sayısı yaklaşık 15 milyon. Bu, toplam ülke nüfusunun yaklaşık %20’sini oluşturuyor. Buna karşın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içinde tarıma düşen pay %8’de kalıyor.

Diğer sektörlerle karşılaştırıldığında tarımdan geçinmenin daha zor olduğu göze çarpıyor. Tarımda devletin sektöre, üreticiye vermesi gereken resmi parasal desteğin neredeyse yarısı veriliyor. Üretime değil, ithalata dayalı tarım politikaları ve uygulamaları ile ülke kaynaklarımız yabancılara aktarılıyor.

Yılardır kendi haline terkedilmiş olan arazilerin toplulaştırılmaması ve veraset intikal konusunda gerekli düzenlemelerin geç yapılması, ülkemizde üretici başına düşen arazi miktarını ekonomik olmaktan çıkarttı.

Ülkemizde 2000’li yılların başından itibaren 2,7 milyonluk bir nüfusun tarımdan uzaklaştığı görülüyor. Türkiye’de görülen bu “tarımdan vazgeçme” eğilimi her geçen gün de artıyor. Dünya tarım yolunda uzmanlaşarak, globalde ciddi yatırımlar yaparken, Türkiye ise ters yönde ilerliyor.

Türkiye köylüsü, her geçen yıl alın terinin karşılığını alamadığı için üretmez oldu. Tarım topraklarını satarak köylerini terk ediyorlar. Kalanlar ise borçlarından dolayı haciz ve icra kıskacı altındalar.

Bütün bu durumlara rağmen üreticilerimiz, üretme çabası içinde oluyor ise de, ancak ürettiği ürün ile katma değerine sahip çıkamıyor. Üretici örgütleri bu süreçte adeta türbine oynadı. Somut hiçbir eylem organize etmedi.

Bütün-şehir yasası ile altyapı yatırımları ciddi yara aldı. Üretici ihtiyacı olan altyapı desteğini alamıyor. Gündelik spot çözümlerle tohum, fide, arı dağıtarak bu iş sürdürülemez.

Uygulanan yanlış politikalar sonucunda, 2016’da tarım sektörü birinci çeyrekte %4,9, ikinci çeyrekte %5,6, üçüncü çeyrekte %7,7 daraldı. Bu tarımın iflasının devletin resmi rakamlarla rakamsal kanıtıdır.

Çözüm ithalattan vazgeçerek gerçek üreticiye yeterli destek verilmesi. Üreten ülke, kalkınan Türkiye olacaksak bu köyden, üretimden başlar. Bu amaçla kurulmuş olan üretici örgütlerinin daha aktif olmalı, üreticiler iç ve dış piyasaların insafına terk edilmemelidir.

2023 yılında tarımsal milli geliri 150 milyar dolar, tarımsal ihracatı da 40 milyar dolar seviyelerine ulaştırma hedefi koyan Türkiye’de, bugünkü uygulanan politikalar ile bir yere varılamaz.

Bugün ülkemiz köylüsü bir bayram coşkusu yaşamıyor. Çünkü sözü edilen 15 milyon insanın % 4 ü açlık sınırının altında, %20 si ise mutlak yoksulluk sınırının altında yaşamaya çalışıyor. Öyle söylenildiği gibi yükselen, refah içinde olan bir üretici kesimi maalesef yok.

Tüm olumsuzluklara rağmen, gönlünü bu ülkeden ayırmayan, yaptığı üretim ile bu ülkeye değer katmaya çalışan yanık yüzlü, elleri nasırlı çiftçilerimizin,

DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

Error: wp-content/uploads/2019/09 dizini oluşturulamıyor. Bir üst dizin sunucu tarafından yazılabilir mi?

Hakkında: Hayati Tosun

Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı
239 cevaplar

Cevapla

Görüşünü bildirmek ister misin?
Yorum yazmaktan çekinme.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir