Tarımda Ülke Can Çekişiyor

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.
Bu içerik 3.400 kez görüntülendi.
nature-213364_1920

nature-213364_1920

Yabancı ülke ve uluslararası firmaların son yıllarda en önemli ve stratejik yatırım yaptıkları ve büyük satın almaların olduğu sektör, TARIM.

Neden mi? Çünkü geleceğin en önemli problemi, yeterli gıdaya ve suya ulaşabilmek olacak…

Oysa ülkemizde tarım, yıllardır uygulanan politikalar sebebiyle maalesef sermayesini yitirdi. Arazilerin miras yoluyla bölünmesi, işletmelerin ekonomik olmasını imkansız hale getirdi. Küçülen işletmeler kar edemez, üretemez, hatta ihtiyacı bile karşılayamaz duruma geldi.

Esas sebep, bir yönetim, üretim planımızın olmaması, ürünün pazarlanamamasıdır.

Yoksa üretmekten yana bir kaynak ve insan sıkıntımız yok.

Üretici hangi ürün para ederse oraya yöneliyor. Bu şekilde oluşan arz fazlası sebebiyle hem ürün fiyatı düşüyor, hem de satabilmek adına, açığa uzayan vadeler oluşuyor. Yani arz-talep dengesi kurulamıyor.

Yaşanan kurdaki yükseliş üretim maliyetlerine direk etki ediyor, edecek. Geçen yıla göre en az % 15-20 fark, girdi fiyatlarına yansıyacak. Ama kurdaki artış, ihraç ettiğimiz ürünlerde aynı etkiyi göstermiyor. Mesela fındık ; % 70’i ihraç edilen, yıllık yaklaşık 2-2,5 milyar $ getirisi olan en önemli gelir kalemimizde, kur artmasına rağmen, ürünün pazar fiyatına olumlu yansımadı.

Hem üretici, hem de ülke kaybediyor…

Yine önemli bir sıkıntı da pazarlama ağında. Üretim ile tüketim arasındaki aracı sayısı fazla. Vadelerin uzaması en çok aracının işine geliyorsa da, orada da ciddi para kayıpları ve bataklar oluşmaya başladı.

Komisyon ve hal sistemi adil değil, üreticiyi de tüketiciyi de korumuyor.

Hal ve komisyon sistemi disipline edilmeli, kayıt dışılığa son verilmelidir.

Bu döngüde uzayan vade, üreticinin nakit akışını olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla borcunu zamanında ödeyemiyor, ilave kredi ve vade farkı ödemek durumunda kalıyor. Yeniliğe, teknolojiye, arazisine yatırım yapamıyor.

Üreticisini ayakta tutmaya çalışan, ekonomik zorluklarla, banka kredileri ile başa çıkmaya çalışan firmalar, ditribütörler, bayiler, istemese de sektörü teknik boyuttan, tüccarlık boyutuna taşımak zorunda kalıyor.

Bu kısır döngü, köyden kente göçü her yıl arttırıyor. Genç nesil, tarımdan uzaklaşıyor.

‘’Köy, yokluktur, yoksulluktur !..’’ algısını tersine çevirecek tarım politikaları devreye sokulmalıdır.

Oysa tarım, sürdürülebilir bir yaşam için en önemli sektördür.

Bütün bu kötü gidişe dur demek için, sürdürülebilir bir üretim sistemi ve tarım politikasına ihtiyaç var. Üretim planlı hale getirilmeli, üretim ve tüketim dengesinin mutlaka kurulması gereklidir.

Etkin ve acil tedbirler alınmazsa, tarım ülkesi olmaktan çıkmamız an meselesi…

Error: wp-content/uploads/2019/07 dizini oluşturulamıyor. Bir üst dizin sunucu tarafından yazılabilir mi?

Hakkında: Hayati Tosun

Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı
5 cevaplar

Cevapla

Görüşünü bildirmek ister misin?
Yorum yazmaktan çekinme.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir