Yazılar

Bayraktar: Çiftçi desteklenmeli, ihracat artırılmalı

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

semsi-bayraktyar-2

Şemsi Bayraktar çiftçilerin desteklenerek tarım ve gıda ihracatının 40 milyar dolara çıkarılması gerektiğini söyledi. 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ihracat hedefini açıkladı. Başkan Şemsi Bayraktar, gıda ve tarımda 40 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşılması için çiftçinin daha fazla desteklenmesi ve yapısal sorunların çözülmesi gerektiğini bildirdi.

Bayraktar, yazılı açıklamasında, mayısta gıda ve tarım sektöründe ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,1 artışla 1 milyar 475 milyon dolar, ithalatın ise yüzde 3,5 azalışla 1 milyar 305 milyon dolar olduğunu kaydetti.

Söz konusu ihracatın ocak-mayıs döneminde ise yıllık yüzde 9,2 arttığına ve 7 milyar 388 milyon dolara yükseldiğine dikkati çeken Bayraktar, bu dönemde ithalatın ise yüzde 15 artışla 6 milyar 238 milyon dolara çıktığını aktardı.

Bayraktar: İhracatın artması için çiftçi desteklenmeli

Gıda ve tarımda dış ticaret fazlasının mayısta 170 milyon dolar, ocak-mayıs döneminde 1 milyar 149 milyon dolar olduğuna işaret eden Bayraktar, “18 milyar doları bulan gıda ve tarım ihracatında hedefimiz, en kısa zamanda 40 milyar dolara ulaşmak olmalıdır. Bu hedef için de çiftçimiz ve üretim daha fazla desteklenmeli, yapısal sorunlar çözülmelidir. Sadece iç pazara yönelik üretimle tarımda istikrarı sağlayamayız. Daha fazla ihracat yapmanın yolu daha fazla üretmekten, daha fazla üretmek de daha fazla ihracattan geçer.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, ihracatın sekteye uğraması durumunda oluşacak gelir kaybının çiftçiyi sıkıntıya düşürdüğünün altını çizerek, ihracat yetersiz olduğunda arz sorununun da ortaya çıktığını ifade etti.

Ülke Tarımsız Tarım Mühendissiz Olamaz

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

farmland-768603_1920

Ülkemizde Tarımsal Öğretime Başlanılmasının 171. Yıl Dönümünü kutladık. Pek çoğumuz böyle bir tarihi geçmişin olduğunu hayal bile edemeyiz.

Oysa insan ve tarım vurgusu, yaşamın olmazsa olmazıdır.

Yaşamın devamı da yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenmekten geçer.

Şunu iyi bilmeliyiz ki; insanlık tarihinde savaşlara, dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da;  GIDA, SU ve ENERJİ kaynakları sebep olmuştur ve olacaktır.

Ama üzülerek görüyoruz ki; son yıllarda tarımda liberalleştirilme yönündeki baskılar artarak devam etmektedir.

Halbuki artan nüfusun beslenebilmesi için öncelikle; tarım arazilerinin, su ve doğal kaynakların, orman ve mera alanlarının korunması gerekmektedir.

Daha fazla üretim, sürdürülebilirlik ve verimlilik artık olmazsa olmazımız olmuştur.

Unutmamalıyız ki; üreten ülke, kalkınan Türkiye olacaksak, bu köyden başlar ama maalesef, bugünkü tarım politikaları, üretime değil, ithalata dayalıdır.

Türkiye tarım ürünlerinde geçmişte dış ticaret fazlası verirken, son yıllarda dış ticaret açığı vermeye başlamıştır. Tarımda ithalat hiçbir zaman kalıcı çözüm değildir.

Yine son yıllarda artan girdi maliyetleri ile üretici her geçen yıl daha da zorlanmakta ve fakirleşmektedir. Bunun sonucu köyden şehre göç devam etmekte, üretici her geçen gün yaşlanmakta ve üretimden vazgeçmektedir.

Üretimin planlı olmaması sonucu, pazar-fiyat getiri dengesi kurulamamakta, dolayısıyla üretici para kazanamamaktadır.

Ayrıca üretim ve tüketimdeki plansızlık nedeniyle de ürün kayıpları her geçen gün artmakta olup, ülkemizde bu rakam % 20’lere kadar ulaşmıştır. Bunun parasal karşılığı da 25 milyar TL’yi bulmaktadır.

Üzülerek görüyoruz ki; israf sadece ülkemizde değil, dünya ölçeğinde de artarak devam etmektedir.

Küresel gıda üretiminin benzer sebeplerle 3’te 1’i İSRAF edilmektedir. Bu miktar, dünya genelinde yetersiz beslenen 795 milyon insanı doyurmak için gereken gıdanın tam 4 KATINA karşılık gelmektedir.

Bu sebeple, açlığı, açlıkla mücadeleyi, yetersiz beslenmeyi, israfı, kaynakların adaletsiz paylaşımını ve muhtemel çözüm yollarını gündeme daha çok taşımalıyız.

Açlık kronikleşmiş bir sorunsa; açlıktan insanlar ölmeye devam ediyorsa; bu, bütün insanlığın en önemli sorunu olmalıdır.

Bu kötü gidişe bir dur demek için, tüm paydaşların ve ortak aklın oluşturduğu, yarın vizyonu olan, sürdürülebilir üretim sistemleri ve tarım politikalarına ihtiyaç vardır.

Bunun için bilgi temelli, doğaya ve emeğe dost yeni bir tarım ve gıda sistemi tasarlamalıyız. Sadece tohum, fide, fidan değil; beraberinde umut, emek ve gelecek de ekmeliyiz.

Yarınlarımızı yaşanabilir günler yapmak, ülkemizi aydınlık geleceğe taşımak için, var gücümüzle çalışmaya ve bunun mücadelesini vermeye her zamankinden daha fazla gayret göstermeliyiz.

Türkiye Cumhuriyeti, Devletimizin Kurucusu, Önderimiz,

Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün dediği gibi;

ÜLKE TARIMSIZ, TARIM MÜHENDİSSİZ OLAMAZ.