Yazılar

ÜLKEMİZİN TARIM POLİTİKASI VAR MI ?..

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

tractor-371250_1920
Üreticisinden, tüketicisine herkesin şikayetçi olduğu sektör, TARIM.
Sektör yıllardır azalan tarım alanları, parçalı arazi, düşük verim, düşük ürün fiyatı, artan üretim maliyetleri ile ciddi bir kaosa doğru hızla ilerliyor.z
Devamını Oku

Üreten Ülke, Kalkınan Türkiye Olacaksak Bu Köyden Başlar

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

destekson

Dünyada çiftçiler ve işletmeler daha yeni teknolojilerle tarıma yönelirken, Türkiye’de üreticiler tarımdan vazgeçiyor. En önemli neden ise gelir düzeyinin düşüklüğü. Her geçen gün artan maliyetler ve düşen ürün fiyatları ile bu kötü tablo gittikçe derinleşiyor. Devamını Oku

,

Ekmek, Emek ve Komşuluk…

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

bugday-ekmek-emek

Adana’da bir firma tarafından üretimi yapılan, ekmeği hacimli gösteren ve geç bayatlatan katkı maddesinden GDO’lu soya çıktı; haberi basında ve kamuoyunda ciddi yankı buldu.

Uzmanlar, GDO’lu soya sadece yem amaçlı olarak ülkemize girebiliyor, insan gıdası olarak kullanılması yasaktır; diyorsa da, kötü niyetli kişiler bunu insan gıdalarında kullanabiliyor olabilir mi?.. Devamını Oku

Ülke Tarımsız Tarım Mühendissiz Olamaz

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

farmland-768603_1920

Ülkemizde Tarımsal Öğretime Başlanılmasının 171. Yıl Dönümünü kutladık. Pek çoğumuz böyle bir tarihi geçmişin olduğunu hayal bile edemeyiz.

Oysa insan ve tarım vurgusu, yaşamın olmazsa olmazıdır.

Yaşamın devamı da yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenmekten geçer.

Şunu iyi bilmeliyiz ki; insanlık tarihinde savaşlara, dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da;  GIDA, SU ve ENERJİ kaynakları sebep olmuştur ve olacaktır.

Ama üzülerek görüyoruz ki; son yıllarda tarımda liberalleştirilme yönündeki baskılar artarak devam etmektedir.

Halbuki artan nüfusun beslenebilmesi için öncelikle; tarım arazilerinin, su ve doğal kaynakların, orman ve mera alanlarının korunması gerekmektedir.

Daha fazla üretim, sürdürülebilirlik ve verimlilik artık olmazsa olmazımız olmuştur.

Unutmamalıyız ki; üreten ülke, kalkınan Türkiye olacaksak, bu köyden başlar ama maalesef, bugünkü tarım politikaları, üretime değil, ithalata dayalıdır.

Türkiye tarım ürünlerinde geçmişte dış ticaret fazlası verirken, son yıllarda dış ticaret açığı vermeye başlamıştır. Tarımda ithalat hiçbir zaman kalıcı çözüm değildir.

Yine son yıllarda artan girdi maliyetleri ile üretici her geçen yıl daha da zorlanmakta ve fakirleşmektedir. Bunun sonucu köyden şehre göç devam etmekte, üretici her geçen gün yaşlanmakta ve üretimden vazgeçmektedir.

Üretimin planlı olmaması sonucu, pazar-fiyat getiri dengesi kurulamamakta, dolayısıyla üretici para kazanamamaktadır.

Ayrıca üretim ve tüketimdeki plansızlık nedeniyle de ürün kayıpları her geçen gün artmakta olup, ülkemizde bu rakam % 20’lere kadar ulaşmıştır. Bunun parasal karşılığı da 25 milyar TL’yi bulmaktadır.

Üzülerek görüyoruz ki; israf sadece ülkemizde değil, dünya ölçeğinde de artarak devam etmektedir.

Küresel gıda üretiminin benzer sebeplerle 3’te 1’i İSRAF edilmektedir. Bu miktar, dünya genelinde yetersiz beslenen 795 milyon insanı doyurmak için gereken gıdanın tam 4 KATINA karşılık gelmektedir.

Bu sebeple, açlığı, açlıkla mücadeleyi, yetersiz beslenmeyi, israfı, kaynakların adaletsiz paylaşımını ve muhtemel çözüm yollarını gündeme daha çok taşımalıyız.

Açlık kronikleşmiş bir sorunsa; açlıktan insanlar ölmeye devam ediyorsa; bu, bütün insanlığın en önemli sorunu olmalıdır.

Bu kötü gidişe bir dur demek için, tüm paydaşların ve ortak aklın oluşturduğu, yarın vizyonu olan, sürdürülebilir üretim sistemleri ve tarım politikalarına ihtiyaç vardır.

Bunun için bilgi temelli, doğaya ve emeğe dost yeni bir tarım ve gıda sistemi tasarlamalıyız. Sadece tohum, fide, fidan değil; beraberinde umut, emek ve gelecek de ekmeliyiz.

Yarınlarımızı yaşanabilir günler yapmak, ülkemizi aydınlık geleceğe taşımak için, var gücümüzle çalışmaya ve bunun mücadelesini vermeye her zamankinden daha fazla gayret göstermeliyiz.

Türkiye Cumhuriyeti, Devletimizin Kurucusu, Önderimiz,

Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün dediği gibi;

ÜLKE TARIMSIZ, TARIM MÜHENDİSSİZ OLAMAZ.

Tarımda Ülke Can Çekişiyor

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

nature-213364_1920

Yabancı ülke ve uluslararası firmaların son yıllarda en önemli ve stratejik yatırım yaptıkları ve büyük satın almaların olduğu sektör, TARIM.

Neden mi? Çünkü geleceğin en önemli problemi, yeterli gıdaya ve suya ulaşabilmek olacak… Devamını Oku

Fındık Tarımı S.O.S Veriyor

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

hazelnuts-73939_1920

Her yıl bir öncekini aratan sıkıntılı bir süreçtir gidiyor. Adeta bir anafora kapılmışçasına derinlere gömülüyoruz.

Fındık fiyatları içler acısı. Devlet sadece seyrediyor. Geçen seneki pazar fiyatı ve dolar kuruna göre 13,25 TL olan 16 Kasım fiyatı, bu sene gerçekleşen iki aylık ihraç rakamı ve döviz kuruna göre 15,55 TL olmalı iken serbest piyasada 10-11 TL civarında. Devamını Oku

Bu Sene İşin de, Aşın da, Pilavın da Tadı Yok…

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

hayati-tosun

Türkiye genelinde çeltik üretiminde Karadeniz bölgesi, yüzde yirmi beş paya sahip iken, Samsun’un payı tek başına yüzde on dört seviyesindedir. Ama maalesef ülke olarak tüketim açığımızı ithalatla karşılamaya çalışıyoruz.

Ülkemiz ve bölgemiz, tarım için elverişli alan ve insan potansiyeline sahiptir. Ama ülke genelinde uygulanan politikalar ‘’ Üretme, ithal et; çalışma, tüket… ‘’şeklindedir. Çeltik hasat sezonunun tamamlandığı şu günlerde üretici beklediği fiyatlara kavuşamamıştır. Devamını Oku

Fındık’ta pazarı korumak

Bu içerik Hayati Tosun tarafından oluşturuldu.

Bugün bölgemizin en önemli ve milli ürünümüz dediğimiz fındık ve üreticisi ciddi sıkıntı içindedir. Geçen yıl yaşanan fiyat mağduriyeti, bu sene tekrar yaşanmaktadır. Bunun da tek sebebi alımdaki tekelleşmedir. Ülkeye ciddi bir döviz girdisi kazandıran bu üründe, her geçen gün pazar ve hasılat kaybetmekteyiz. Türkiye dünya fındık piyasasındaki payını yitirmeye başladı. 15 yıl önce yüzde 85’ini yönettiğimiz pazarda artık payımız yüzde 66’lara kadar düştü. Devamını Oku