,

Küçükbaş Hayvanlarda Barındırma ve Ekipmanlar

Bu içerik Nazan Koluman tarafından oluşturuldu.
Bu içerik 3.522 kez görüntülendi.
grafik

Barınaklar, içinde barındırıldığı hayvanları olumsuz çevre koşullarından korumak ve onlara iklim, yapı ve üretim koşulları yönünden rahat edebilecekleri bir ortam sağlamak amacıyla inşa edilen yapılardır. Bu nedenle, barınakların başarısı her şeyden önce proje kriterlerinin seçimindeki doğruluk derecesine bağlı olmaktadır. Barınakların, hayvan sağlığı, verimi ve yapısal özellikler yönünden projelemede göz önüne alınması gereken en önemli faktörler arasında barınak havasının sıcaklık ve bağıl nem değerleri sayılabilir. Projeleme sırasında bu değerlerin amaca göre en uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Çünkü bu değerler sadece hayvan sağlığı ve verimi yönünden değil, yapı elemanlarının boyutlandırılması, uygun malzeme düzenlerinin seçimi ve havalandırma sistemlerinin planlanması gibi yapısal yönden de önemli olmaktadır.

Barınak içinde tutulan koyunların büyüme, gelişme, çiftleşme ve doğum gibi bir çok aktivitesi çevre faktörleri tarafından yüksek düzeyde etkilenmektedir. Özellikle ortam sıcaklığı ve nisbi nem oranı üzerinde dikkatle durulması gereken faktörlerdir.

Hava sıcaklığı, üretimde etkili olan çevre faktörlerinden en önemlisidir. Ortam sıcaklığı; hayvan metabolizması tarafından üretilen ısı, iklimden kaynaklanan hava sıcaklığı ve yüzey özelliklerinin ani değişiminden kaynaklanmaktadır. Bir koyun ağılı planlanırken , iç hava akımı, ışık alma süresi, güneşten gelen radyasyon ışınlarının açısı ve pencere alanı üzerinde dikkatli çalışmalar yapılmalıdır.

Ağıl planlarken üzerinde en önemle durulması gerekli olan konulardan birisi yetiştirilen hayvanların, vahşi hayvanlardan, hırsızlıktan, gürültüden ve sağlık üzerinde olumsuzluk yaratabilecek faktörlerin etkilerinden uzakta tutabilmektir. Oldukça büyük zararlara neden olacak bu konu çok yönlü olarak düşünülmelidir. Özellikle yarı-açık olarak inşa edilen işletmelerde koruyucu çitlerin yapılması ve düşük voltajlı elektrik verilmesi, merkez binanın ya da bakıcı bölmesinin işletmenin tamamına hakim bir yerde bulunması ve son olarakta çoban köpeği bulundurulması gibi farklı yöntemler uygulanarak işletmedeki güvenlik sorunu çözümlenebilmektedir. Buna ek olarak insanlardan uzak yerlere kurulacak bir işletme hem güvenlik konusunda oluşacak sıkıntıların önlenmesi hem de koku bakımından ortaya çıkacak sorunların önüne geçilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Yetiştirme yapacağınız bölgenin vejetasyonu, hangi tip tarım arazisi olduğu, taban suyu yüksekliği, eğimi, güneşin açısı ve boyutları ilk aşamada ağıl planlamayı etkileyen faktörlerdir. Vejetasyon özellikle mer’a alanları ile ilgilidir. Her hayvan türü kendine has özellikler taşımaktadır, koyun dipten otlamaktadır; koyun ise kemirme eğilimi olan ve selülozu yüksek bitkileri değerlendiren bir türdür. Bu nedenle bulunduğunuz bölgede özellikle süt koyunculuğu yapılacaksa mer’aya dayalı bir besleme rejimi yapılması düşünülmelidir. Mer’a alanları doğal olabileceği gibi sun’i de olabilmektedir. İkinci dikkat edilmesi gereken faktör, arazinin 3. sınıf tarım arazi niteliğinde olmasıdır. Eğer yem bitkileri yetiştirilecekse 2. sınıf tarım arazisi de tercih edilebilir. Arazinin bitkisel üretime uygun 1. sınıf tarım arazisi yapısında olması durumunda burada yapılacak bitkisel üretim ile hayvansal üretim ekonomik açıdan karşılaştırılarak bir değerlendirme yapılmalıdır. Hayvansal üretim yapılabilecek arazilerin taban suyu yüksek olmamalıdır. Ayrıca drenaja dikkat edilmelidir. Güneşin açısı yazın hayvanı stresi sokabileceği için kışın içeri girebilecek yazın ise giremeyecek şekilde inşaat yapılmalıdır. Genellikle eğimi %15’ten daha fazla olmayan araziler hayvansal üretim için uygundur. Ayrıca arazinin ana yola yakın olması ya da bir bağlantı yol olması, hayvanda stres yaratacak gürültülü ortamlardan ve yerleşim alanlarından uzakta olması, mer’aya gidecek hayvanların otoyoldan geçmemesi gerekmektedir.

Ayrıca hangi sistemde hayvancılık yapılacağı da yer seçiminde önemli faktörlerden bir tanesidir. Eğer entansif sitemde yetiştiricilik yapılacaksa sun’i mer’a oluşturmak için bitkisel üretime uygun bir arazi olması gerekmektedir.

Mer’a olarak kullanılacak alanların öncelikle tarıma uygun alanlar olması istenmez. Bu arazide tarıma dayalı yapılan üretim çok iyi ise eğer elde edilecek kazanç hayvancılıktan daha fazladır. Toprağın daha etkin ve ekonomik olarak kullanılması açısından tarımsal üretime yatkın olmayan arazilerin mer’a olarak kullanılması uygundur.

“Fakirin ineği” olarak nitelendirilen küçükbaş hayvanlar en az girdiyle en fazla ürün alınabilecek hayvanlardır. Beslenmeleri tamamen doğaya dayalı olabilmekte ve bu şartlarda dahi ürün alınabilmektedir. Yalnız böyle bir besleme bu hayvanların aslında hiç beslenmelerine gerek olmadığı anlamına gelmemektedir. Yarı entansif yani hem yemleme hem de mer’aya salma ile elde edilecek verim çok daha iyi olabilmektedir.

Eğimin entansif tarımda %15’i geçmesi istenmez. Barınak içi eğimin ise %2-5 olması istenen bir durumdur. Ekstansif şartlarda küçükbaş hayvanlar dağlık ve engebeli alanları en iyi değerlendiren hayvanlardır. Koyunların isteği daha düz alanlar olmasına karşın keçiler çok daha engebeli ve dağlık arazileri oldukça iyi kullanabilirler. Keçiler koyunlardan daha çeviktir ve ağaçlara dahi tırmanarak besinlerini arayabilirler.

Az yağış alan, fakir bitki örtüsüne sahip meraları değerlendirebilirler. Küçükbaş hayvanlar, büyükbaş hayvanlar gibi uzun ve bol yapraklı bitlilere çok ihtiyaç duymazlar. Üstelik büyükbaş hayvanların otladıkları meralara bırakıldığında dahi büyükbaş hayvanların yiyemedikleri daha küçük ve yaprağı az bitkileri otlayabilirler. Hasat yapılan tarlalara hasattan sonra bırakılabilirler. Küçük ve daha zayıf bitki örtüsüne sahip mer’aları değerlendirebilirler

Arazilerin verimliliği ve hayvancılıktan elde edilecek ekonomik kazanç hayvanların otlayacakları meraları belirler. 1.sınıf arazilerde toprak kalitesi çok iyidir ve bu arazilerde tarım yapılır. 2. sınıf araziler ise büyükbaş hayvanların otlayacağı bitki örtüsüne sahip arazilerdir. 3.sınıf arazilerde tarımın yapılamadığı ve büyükbaş hayvanların otlayamadığı arazilerdir. Bu arazilerde de küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılabilmektedir. Yani küçükbaş hayvanlar kötü arazileri bile değerlendirebilmektedir. Ayrıca otlama ve anatamik yapılarının farklı oluşundan dolayı doğal mer’aya dayalı bir yetişticilik düşünülmekteyse bölgenin vejetasyonuna uygun hayvan türleri seçilmelidir.

İşletmenin kurulacağı ve hayvanların otlayacağı arazinin su biriken, sulu ve çamurlu bir arazi olması istenmez. Taban suyu düşük olan araziler hayvansal üretim için idealdir. Islak toprak ve çamur olan bir araziye bina inşa edilemez hayvanlar böyle bir merada otlatılamaz. Ayrıca su biriken yerlerde mikrop üremesi daha fazladır. Tırnak kesimi gecikmiş, ayağında yara olan hayvanların bu mikroplarla bulaşması ve hayvanların daha çabuk hasta olması söz konusudur. Su içinde hayvan sürekli ıslak kalır yine buda hayvanın hasta olmasına neden olur. İşletmenin kurulacağı yerin diğer yerlere yakınlığı: İdeal özelliklere sahip bir arazinin ayrıca ana yola, pazara, ürünü işleyecek yada değerlendirecek fabrikalara yakın olması gerekir. İşletmenin daha etkin çalışabilmesi içinde elektrik, su, telefon, ulaşım gibi olanaklara sahip bölgelerde olması istenir. Ayrıca ağaçlık alanlara inşa edilen işletmelerin yaz aylarında serinletilmesi daha kolay olacaktır.

Barınak planlarken öncelikle bölge iklim koşullarına göre işletmenin nasıl inşa edileceği üzerinde durulmaktadır. Soğuk iklimlerde tamamen kapalı, sıcak iklimlerde yarı açık ya da açık işletmeler inşa edilemektedir. İnşaat yapılırken tamamen ekonomik koşullar dikkate alınmalıdır. Boşuna masraf yapılarak yatırım maliyetleri artırılmamalıdır. Kapalı alanın iki katı büyüklüğüne gezinme alanı (padox) denilen açık alanlarda işletmelerde yer almalıdır. Ayrıca arazi yapısına ve yetiştiricilik amacına göre barınaklar aşağıdaki şekillerde inşa edilebilirler;

    1. L” Tipi Ağıllar
    2. U” Tipi Ağıllar
    3. ‘’I’’ Tipi Ağıllar
    4. ‘’T’’Tipi Ağıllar .

İşletme tabanı farklı malzemelerden yapılabilmektedir. Bunlar; sıkıştırılmış toprak, beton, ızgara yada plastik zeminler olarak sınıflandırılır. Sıkıştırılmış toprak maliyeti en az olan ve ekstansif sistemde sıkça kullanılan bir zemin çeşididir. Drenaj sorunu yoktur, suyu hemen emer ancak ıslak kalarak çamurlu ve kaygan bir zeminin oluşmasına neden olmaktadır. Ayrıca temizliği zordur, hijyen açısından sıkıntılar yaratmaktadır.

grafik

Ağılların ölçütlendirilmesi

Ağıl planlarken dikkate alınması gerekli olan ölçümler şunlardır;

a. Yıllık sürü yenileme oranı ayıklama oranı ile aynıdır. Yani %20’dir.

b. Kuzulama oranı bir anaya 1-2 oğlak olacak şekilde düşünülmelidir.

c. Sürüdeki toklu sayısının %10’u kadar doğum bölmesi düşünülmelidir.

d. Doğum bölmesinde her ana için 1,5-2 m2 yer ayrılmalıdır.

e. Her koyun yaklaşık olarak 700-800 kg gübre verir. Buna uygun bir çukur düşünülmelidir.

f. Koyun başı 75 kg yataklık gerekmektedir.

g. 1.5 kuzulu koyun, yıl içerisinde değişmekle birlikte, 0,5 m3 balyalı kuru ot, 0,6 m3 silaj, 0,25 m3 kesif yem ve 0,5 m3 saman tüketmektedir.

Çizelge 3. Küçükbaş hayvanlar için gerekli olan taban alan ve suluk ölçütleri

ÇağTaban alan (m2)Yemlik Uzunluğu (m2)Su Tüketimi (lt/gün)Suluk yüksekliği (cm)Suluk Uzunluğu (cm)
Koyun1.2-1.4 (Normal t.) 0.9-1.1 (Izgara t.)40-60 (Kaba Yem) 40-55(Kesif Yem) 10 (Silaj)44030-35
Kuzulu Koyun1.4-1.6 (Normal t.) 1.2-1.6 (Izgara t.)40-60 (Kaba Yem) 40-55(Kesif Yem) 10 (Silaj)64030-35
Koç1.8-2.6 (Normal t.)40-60 (Kaba Yem) 50-60(Kesif Yem) 10 (Silaj)64030-35
Toklu0.6-0.9 (Normal t.) 0.5-0.6 (Izgara t.)40-60 (Kaba Yem) 30-40(Kesif Yem) 10 (Silaj)24025-30

Yükseklik soğuk iklimlerde 2.7-3 m, sıcak iklimlerde ise 3-4 m. olabilmektedir. Doğum bölmesinin sıcaklığı 12-18 C olmalıdır. Her zaman havalandırılmalı ve birikmiş olan gazların ortamdan uzaklaştırılması gerekmektedir. Bunu yaparken hava akımının olmaması istenmeyen hastalıkların özellikle yavrularda ortaya çıkmasını engelleyecektir. Sütten kesilen oğlaklar özel bölmelerde yine dikkatle bakılmalıdır.

Error: wp-content/uploads/2019/09 dizini oluşturulamıyor. Bir üst dizin sunucu tarafından yazılabilir mi?

Hakkında: Nazan Koluman

Prof. Dr. Nazan Koluman Scientific Secretary of 12th International Goat Conference IGA Board Member Dept.of Animal Sci. Faculty of Agriculture Cukurova Univ.
5 cevaplar

Cevapla

Görüşünü bildirmek ister misin?
Yorum yazmaktan çekinme.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir