,

İneklerde Uterus Enfeksiyonlarının Önemi Nedir?

Bu içerik Cihan Kaçar tarafından oluşturuldu.
Bu içerik 6.776 kez görüntülendi.
cow-419081_1920

cow-419081_1920

İneklerde uterus enfeksiyonları, doğum sonrası dönemde görülen, fertiliteyi olumsuz yönde etkileyen, dolayısıyla işletmede ekonomik kayba neden olan enfeksiyonlardır.

Çeşitli faktörler uterus enfeksiyonlarının etiyolojisinde rol oynamaktadır. Bu faktörler yetersiz hijyen, ikizlik, güç doğum, prolapsus uteri, prolapsus vagina, retensiyo sekundinarum, vücut kondüsyon skorunun kötü olması (zayıflık veya yağlı olma), yetersiz ve dengesiz beslenme şeklinde sıralanabilir. Uterus enfeksiyonlarının etiyolojisinde E.coli, Arcanobacter pyogenes, Fusobacterium necrophorum ve Provetella spp. gibi bakteriler rol oynamaktadır. Uterus enfeksiyonları; akut puerperal metritis, klinik metritis, klinik endometritis, subklinik endometritis ve pyometra şeklinde sınıflandırılır.

Uterus enfeksiyonlarının tespiti; rektal palpasyon, ultrasonografi, vaginal spekulum ve uterustan örnek alınarak yapılmaktadır.

Puerperal metritis: Doğumu takiben ilk 10 gün içerisinde şekillenir. Akut puerperal metritis çoğunlukla güç doğumları takiben şekillenmektedir. Uterus tembelliği, ikiz gebelikler, yavru zarlarının retensiyonu, vulva ve vaginanın zarar görmesi gibi durumlar akut puerperal metritise sebep olmaktadır. Ayrıca ketozis durumunda kan beta hidroksibutirik asit ve uzun zincirli yağ asitlerinin artmasına bağlı olarak immun sitem zayıflar, nötrofil lökosit fonksiyonları engellenir ve bunun sonucunda immun sistem baskılanmaktadır. Hipoklasemi durumunda ise kanda düşük Ca seviyesine bağlı olarak immun fonksiyonlar baskılanır. Bakteri toksinlerine bağlı olarak inekte genel durum bozukluğu görülür. İneklerde immun sistem zayıflar. Akut puerperal metritis; geniş ve duvarı incelmiş uterus, kırmızıkahverengi ve kötü kokulu vaginal akıntı, ateş (>39,5 0C), nabız ve solunum sayısında artış, anoreksi, diare, süt veriminde azalma, depresyon, ekstremitelerde soğuma ve şok gibi sistemik belirtilerle karakterizedir.

Klinik metritis: Postpartum 21. güne kadar şekillenen fakat sistemik bozuklukların görülmediği, purulent veya mukopurulent akıntının olduğu uterusun tüm katmanlarının enfeksiyonudur.

Klinik endometritis: Klinik endometritis ineklerde ortalama %20 dolayında gözlenmektedir. Postpartum 21. günden sonra şekillenen ve uterustan mukopurulent veya purulent akıntı ile karakterize uterusun endometrium katmanının enfeksiyonudur. Süt ineklerinde yavru zarlarının retensiyonu endometritislerin oluşumunda en büyük risk faktörüdür. Diğer faktörler; güç doğum, güç doğuma yardım girişimleri, ölü doğum, prolapsus uteri vulva açısı (<700) olarak sıralanabilir. Endometritis suni tohumlama, çiftleşme veya intrauterin irritan maddelerin kullanımı sonucunda da şekillenebilir.

Subklinik endometritis: İneklerde %30 oranında görülmektedir. Klinik endometritis belirtilerinin olmadığı ve teşhisinin sitolojik yöntemle yapıldığı enfeksiyonlardır. Subklinik endometritisler sitoloji yöntemiyle nötrofil lökositlerin infiltrasyonuna bakılarak belirlenmektedir.

Pyometra: Uterusta purulent içerik vardır ve korpus luteum kalıcı haldedir. Uterus embriyonik ölüm, güç doğum, yavru zarlarının retensiyonu ve bu zarların elle kurtarılmasını takiben enfekte hale gelir.

Uterus enfeksiyonlarının tedavisinde intrauterin antibiyotik, antiseptik ve enzim uygulamaları yapılmaktadır. Ayrıca paranteral olarak antibiyotik ve hormon uygulamaları önerilmektedir.

Uterus Enfeksiyonlarının Ekonomik Önemi:

Uterus enfeksiyonları sonucunda hipotalamus, hipofiz, ovaryumlar ve uterus etkilenmektedir. Ovaryumlarda dominant follikül gelişimi baskılanır luteinize edici hormon salınımı (LH) engellenir, dolayısıyla ovulasyon gecikir veya şekillenmez. Ovaryumlarda folliküllerin yetersiz büyümesine bağlı olarak östrojen düzeyi düşük kalmaktadır. Ovulasyon gerçekleşse bile korpus luteum küçük kalmakta ve düşük düzeyde progesteron salgılanmaktadır. Sonuç olarak endometritis fertiliteyi olumsuz etkilemektedir. Tüm bunlara bağlı olarak doğum sonrası gönüllü bekleme süresi uzar, buzağılamagebe kalma aralığı uzar, gebelik başına düşen suni tohumlama sayısı artar, alınan buzağı sayısı düşer, süt verimi azalır, kesilen ve sürüden çıkarılan inek sayısı artar ve veteriner hekim masrafları nedeniyle önemli düzeyde ekonomik kayıplara yol açar.

Sonuç olarak uterus enfeksiyonlarından korunmada; hijyen, vücut kondüsyon skoru, bakım ve besleme ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gibi faktörlerin dikkatlice gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Error: wp-content/uploads/2019/12 dizini oluşturulamıyor. Bir üst dizin sunucu tarafından yazılabilir mi?

Hakkında: Cihan Kaçar

Kafkas Üniversitesi, Veteriner Fakültesi Doğum ve Jinekoloji Anabilim Dalı, Kars
1 cevap

Cevapla

Görüşünü bildirmek ister misin?
Yorum yazmaktan çekinme.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir