ANTALYADA YAŞANAN HORTUM FELAKETİ VE ÖRTÜ ALTI ÜRETİCİLERİMİZİN PROBLEMLERİ

Bu içerik Ahmet Nizamettin Güvener tarafından oluşturuldu.
Bu içerik 1.647 kez görüntülendi.
3833731

Geçtiğimiz hafta başında yani 13.Kasım.2017 günü saat 21 30 da Antalya’nın batı sahil bölgelerinde ya da Kumluca, Finike ve Demre ilçelerinde büyük bir hortum felaketi yaşanmıştır. Bu hortum felaketi sebebi ile bu bölgemizde bulunan örtü altı sebze ve meyve üreticilerimiz gerek yaşadıkları evlerde ve gerek ise üretimi yaptıkları alanlarda çok büyük bir zarara uğramışlardır.

Öncelikle şahsım ve çiftçi Tv ailesi adına bu büyük felaketten dolayı zarara uğrayan örtü altı üreticilerimize büyük geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Felaketin akabinde gerek bölge belediyeleri ve gerek ise diğer resmi kurumlarımız gerekli tedbirleri alma gayretleri içinde olmuşlar ve gerekli çalışmaları başlatmışlardır.

Yine bu faaliyetler ile birlikte Devletimizin görevli yetkilileri bölgeye gelmişler ve felaketi yerinde görmüşler ve bölge halkına geçmiş olsun ziyaretlerinde bulunmuşlardır.

Bölgeyi ziyarette bulunan Devlet yetkililerimizden en önemlisi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba olmuştur.

Bu ziyaretin göze çarpan ve basında büyük yankı uyandıran bölümü Sayın Fakıbaba’nın Kumluca-Mavikent örtü altı üreticileri bölgesini ziyareti sırasında gerçekleşmiştir.

Sayın Fakıbaba Mavikent Bölgesindeki bu ziyareti sırasında bir kendisine derdini anlatmak isteyen bir üretici ile karşılaşmıştır. Basından takip ettiğimiz şekli ile Üretici’nin isyanı iki farklı örnek kıyası ile gerçekleşmiştir. Bunlardan ilki Üreticimiz Sayın Bakandan “Sayın Fatih Terim in aylık maaşının onda biri bize yeter.” Sözüdür. Diğeri ise daha manidardır. Bölgede büyük bir Suriyeli potansiyeli vardır. Üretici söz konusu bu Suriyeli potansiyele devletin uzanan şevkatli elini herkes gibi görmektedir. İşte tam da bu sebep ile üretici kendisini Suriyeliler ile kıyaslama gereği hissederek Sayın Bakana bu durumu arz etmek istemiştir.

Sayın Bakan Fakıbaba ise çok fazla işinin olduğunu gerekçe göstererek adeta kaçar gibi üreticiden uzaklaşmayı tercih etmiştir.

Bu durumu basın ve Tv ler kanalı ile bütün Türkiye hayret ve ibret ile izlemiştir. Böyle bir durumda hangi bakan ya da devlet yetkilisi olur ise olsun en azından nezaket gereği o çiftçinin derdini layık olduğu gibi ile dinlemesi gerekir idi.

Sayın Bakan Uzman Dr dur. Tarım ve Hayvancılık gibi çok zor ve dert küpü bir bakanlığın başındadır. Bu durum Sayın Bakanın Tarım ve Hayvancılığın dertleri ile uğraşmanın kendisine çok zor geldiğini göstermektedir. Ve ne yazık ki Sayın Bakan Gıda Tarım ve Hayvancılık Sektörlerinin yüklerini taşıyamamaktadır.

Başka bir gözlemim şudur; Gıda Tarım ve Hayvancılık Sektörlerinin yüklerini taşıma inisiyatifi tam olarak Sayın Bakanın elinde değildir.

Bu tespitimin sebep ve gerekçelerini bir sonraki yazımda sizler ile paylaşmayı düşünüyorum.

Örtü altı sebze ve meyve üreticilerimizin problemlerine gelince;

Söz konusu problemleri sosyo-ekonomik yapıdan kaynaklanan eksiklikler, pazarlama ve teknik problemler olarak üçe ayırmak gerekmektedir.

Öncelik ile ülkemizin Tarım ve Hayvancılığımızın problemlerin başında gelen ölçek ekonomisi problemi en başta gelen problem olarak görülebilir. Bölgede küçük ölçekli aile işletmeleri yoğunluktadır. Ortalama sera büyüklükleri 1 ila 5 dönüm arasındadır.

Dolaysı ile yığın üretimi yapılamadığından maliyetler yüksek ve verimde düşüktür. Bir sene baz olarak alınacak olur ise bölgede yazlık ve güzlük olmak üzere iki ekim sezonu yapılmaktadır. Her bir sezon ortalama olarak ürün çeşidine göre en az 90 gün ya da 120 güne kadar çıkabilmektedir.

Pazarlama faaliyetleri için özel bir sistem yoktur. Çiftçi ürününü Haller kanunu çerçevesinde kabzımala ya da tüccara vermektedir. Pazarlama konusunda kabzımal ve tüccar inisiyatifinde tarafların hemen tamamının kabullendiği ancak nispi olarak üretici aleyhine bir sistem söz konusudur. Kanunen olması gereken bazı mecburiyetler

göz adrı edilmektedir. Mesela ürünlerde REZİDÜ problemi kontrolü hiç yoktur.

Teknik eksikliklere gelince; Öncelikle toprak yapısı bozulmuştur. Gerek gübre olarak ve gerek ise bitki gelişim konusunda ve zirai mücadelede yoğun bir kimyasal kullanım söz konusudur.

Bu yoğun kimyasal kullanım sonucunda bitkilerin verim kabiliyetleri düşüktür. Dolaysı ile karlılık da düşüktür. Bütün bu gerçeklere rağmen çiftçi bilinçlidir. Yaptığı işi hakkı ve liyakat ile yapmaktadır.

Şahsi kanaatime göre örtü altı meyve ve sebze üreticilerimizin en büyük problemi kendileri farkında olmasa da TEKNOLOJİ EKSİKLİKLERİDİR.

Üretim primitif usuller ile yapılmaktadır. Mesela sera ısıtmaları primitif iki farklı metod ile gerçekleşmektedir. Mesela seralarda ısıtma hala bidonlardan bozma ve yapılma sobalar ile gerçekleşmektedir. Seralarda ısıtma bitkinin donmasını önleyecek hava şartlarında gerçekleşmektedir. Bu da bitki gelişim fizyolojisi gerçekleri ile örtüşmemektedir.

Bütün bu problemler verimliliği ve karlılığı etkilemektedir. Bu sebep ile zaman içerisinde bölge çiftçisinin rekabet gücü azalacaktır ve gittikçe yok olacaktır. Bu problemlerin çözüm beklemektedir. Çözüm vardır. Yeter ki çözüm için odaklanacak ve gerçek anlamda çiftçiye sahip çıkacak yetki ve inisiyatif sahibi merciler olsun.

Sayın Bakanın bir hekim ya da uzman bir doktor olarak kaçırdığı daha kötü hatta daha vahim olan durum ise şudur; Bölge çiftçisinde yoğun kimyasal kullanımı sonucunda ve buna bağlı olarak gittikçe yoğunlaşan KANSER vakaları söz konusudur.

Sayın Bakan Fakıbaba bölge epidemisi konusunda bir araştırma yapma ihtiyacı hisseder ise bu HALK SAĞLIĞI açısından çok faydalı olacaktır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Fakıbaba’nın yaptığı işin ciddiyetine müdrik olmasını diliyorum. Çünkü Halk ile bütünleşik olmayan siyasetin ne kendisine, ne partisine ve ne de ülkemize fayda getirmeyeceğini düşünüyorum.

Ahmet Nizamettin Güvener

Error: wp-content/uploads/2019/09 dizini oluşturulamıyor. Bir üst dizin sunucu tarafından yazılabilir mi?

Hakkında: Ahmet Nizamettin Güvener

0 cevaplar

Cevapla

Görüşünü bildirmek ister misin?
Yorum yazmaktan çekinme.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir