Genç çiftçi desteklerinde değerlendirme süresi uzatıldı!

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

genc-ciftci

Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında yapılan başvurularda nihai listelerin değerlendirme süresi uzatıldı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının “Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği”, Resmi Gazete’de yayımlanarak, 24 Mart’tan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Tebliğle desteğe hak kazanan genç çiftçi projelerine ilişkin ilan süresi düzenlendi. Buna göre, Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında yapılacak başvurular, proje değerlendirme komisyonu tarafından incelenecek. Komisyonca hazırlanan nihai listeler de onayı takip eden 2 ay içinde belirlenen yerlerde ilan edilecek.

 

Anaç koyun keçi destekleri ne zaman ödenecek?

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

koyun

2017 yılına ait anaç koyun keçi destek ödemelerinin yapılacağı tarih belli oldu.

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Derneği’nden yapılan açıklamaya göre,  2017 anaç koyun desteklemeleri ödemeleri yarın yapılacak. TC kimlik numaralarının sonu 4-6-8  olanlar 1 Haziran Cuma günü saat 18.00’den itibaren ödenecek. TC kimlik numaralarının sonu 0-2 olanlar 8 Haziran Cuma günü saat 18.00’den itibaren çiftçilerin banka hesabına yatırılacak.

 

Siyasi partiler çiftçiye ne vaat ediyor?

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

toprak-el

Seçim beyannamelerini açıklayan siyasi partilerin tarım ve hayvancılık başlığı altında derledikleri vaatleri neler?

Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken siyasi partiler seçim beyannamelerini açıkladı. Dünya gazetesinden Hüseyin Gökçe‘nin haberine göre, beyannamelerin tarım ve hayvancılığa yönelik vaatlerin özünü kendine yeterlilik ve ihracat artışı oluşturuyor. Öte yandan miting meydanlarında konuşan liderler tarımla ilgili olarak indirimli mazot ile tarım ve hayvancılık ürünlerinin fiyatlarını ön plana çıkartıyor.

 

Ak Parti: Hedef 40 milyar dolar ihracat

  • Tarım ürünlerinde net ihracatçı konumu geliştirilecek.
  • Hayvancılıkta kendine yeterli hale gelinecek, bitkisel üretimde verimlilik ve rekabet gücü üst düzeye çıkacak.
  • 2023 yılında tarımsal GSYİH 150 milyar dolara, tarımsal ihracat 40 milyar dolara çıkacak.
  • Arazi toplulaştırmada kümülatif 8.5 milyon hektara çıkılacak.
  • Tarımsal destekler asgari 3 yıllık dönem için açıklanacak.
  • 81 il ve 250 köyde birlikte üretim modelini hayata geçirilecek.
  • TİGEM ile sudan hükümeti ortaklığında kurulan şirket aracılığıyla sudan’da kiralanan 780 bin hektar tarım arazisini Türk girişimcilerin yatırımına açılacak.
  • Hayvan varlığını artırılarak, kırmızı ette kendine yeterli konuma gelinecek.
  • Tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri hayata geçirilecek.
  • Kobi’ler gıda üretiminde markalaşmaya yönelik desteklenecek.

 

CHP: Tarımsal destek artırılacak

  • Türkiye tarımda ithalatçı olmaktan çıkarıp, ihracatçı haline getirilecek.
  • Tarımsal destek GSYH’nin yüzde 2’sine çıkarılacak, tarımsal girdilerin verileri düşürülecek.
  • Çiftçilerin tarımsal kredi borçlarının faizleri silinecek.
  • Tüm tarımsal ve hayvansal üretimi kayıt altına alan, üretici kayıt sistemi oluşturulacak.
  • Tarımsal destekler 1 yıl önce açıklanacak.
  • Tüm tarımsal kit’lerin özelleştirme süreçleri durdurulacak, şeker fabrikaları özelleştirmesi iptal edilecek.
  • Biyoyakıtlar ÖTV ve KDV’den muaf olacak.
  • Arazi edindirme ofisi ile arazi toplulaştırma faaliyetleri 5 yıl içinde tamamlanacak.
  • Karadeniz’de fındık borsası kurulacak, çay kotası kalacak
  • Hayvan varlığını artırmak için KOBİ’ler yaygınlaştırılacak.

 

MHP: Tarımsal ihracata odaklanılmalı

  • Tarım sanayi entegrasyonunun sağlanacağı tarım kentleri kurulmalı:
  • Tohum, fide, fidanda dışa bağımlılığı önlenmeli.
  • Tarım ürünleri piyasasında denetim etkinleştirilmeli.
  • Tarımsal üretimde ihracatçılığa odaklanılmalı.
  • Tarım sektörü, ülke insanını besleyebilen ve ihracat kapasitesi yüksek düzeye getirilmeli.
  • Hububat, tütün, et, şeker ve süt piyasalarında denetim etkinleştirilmeli, gıda güvenliği çağdaş normlara ulaştırılmalı.
  • Yüksek verim ve kalitede tohum, fide ve fidan üretimi desteklenerek dışa bağımlılığa son verilmeli.
  • Tarımsal üreticilerin en kısa zincir ile pazara ulaşımı sağlanmalı.
  • Vadeli işlem borsaları etkinleştirilerek, ürün borsaları geliştirilmeli, lisanslı depo kullanımı yaygınlaştırılmalı.
  • Stratejik öneme sahip buğday, mısır, pamuk, soya, ayçiçeği, fındık, üzüm, incir, kayısı, zeytin, yer fıstığı ve enerji bitkileri gibi ürünler için özel destekleme programları ve fiyat garanti sistemi getirilmeli.

 

HDP: İhracatçı konuma gelinecek

  • Tarımda kendine yeterlik sağlanarak ihracatçı konuma getirilecek.
  • Tarım işçilerinin tamamı iş yasası ve sosyal güvence kapsamına alınacak.
  • Küçük çiftçilere su ve elektrik ücretsiz verilecek
  • GDO yasaklanacak.
  • Et ve et ürünleri ithalatı yerine yerli üretim artırılacak
  • Köyler canlı birer yaşam ve üretim merkezi haline getirilecek.
  • Kooperatifler yasası geçimlik tarımdan yana olacak biçimde yeniden düzenlenecek.
  • Küçük çiftçiler için üretim girdilerinden kullandıkları mazottan ve gübreden vergi alınmayacak.
  • Tarım toprakları korunacak, amaç dışı kullanılamayacak, kirletilemeyecek.
  • Mayınlı araziler temizlenerek geçimlik tarıma açılacak.

Su ürünleri desteklemelerinde başvuru tarihi belli oldu!

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

balik-tezgahi

Balık ve diğer deniz canlıları yetiştiriciliği yapan üreticileri ilgilendiren su ürünleri destekleri ile ilgili esaslar açıklandı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, su ürünleri yetiştiriciliği yapanlara verilecek desteklere ilişkin esasları düzenleyen “Su Ürünleri Yetiştiriciliği Destekleme Tebliği”, Resmi Gazete’de yayımlanarak, 1 Ocak‘tan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Su ürünleri desteklerinden yararlanmak isteyenler, 1 Aralık 2018’e kadar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine başvurabilecek. Balıkçı gemisi sahiplerine yapılacak desteklemeden faydalanmak isteyenler ise 14 Eylül 2018‘e kadar gemisinin ruhsat tezkeresinin düzenlendiği bakanlığın il ve ilçe müdürlüklerine dilekçeyle şahsen müracaat edebilecek

Destekleme kapsamında hangi balık türleri var!

Yayınlanan tebliğe göre, alabalık, midye, mersin, kalkan, fangri, mercan, sinagrit, lahoz, sivri burun karagöz, minekop, eşkine, sargoz, mırmır, sarıağız, sarıkuyruk, trança, yayın, şabut, karabalık, yılan balığı, tilapya, kerevit, karides, sülük, karadeniz alası ve kırmızı benekli alabalıklar destekleme kapsamına alındı.

Entansif (verimliliği artıracak metotlar kullanılarak) yetiştiriciliği yapılan bütün balık türleri balık tanıma kartı (etiket) desteklemesi kapsamında olacak. Su ürünleri yetiştiricilik belgesi bulunan ve entansif şekilde yetiştiricilik yapanlarla midye yetiştiriciliği de desteklenecek.

Bir işletmenin su ürünleri desteğinden faydalanabileceği en fazla miktar yılda 500 tonla sınırlandırılacak. Ayrıca 250 tona kadarki kısmına birim fiyatın tamamı, 250 tondan 500 tona kadarki kısmı için ise birim fiyatın yüzde 50’si dikkate alınacak.

Büyüme süresi de göz önüne alınacak!

Destekleme kapsamında yetiştiriciliği yapılan ürünün büyüme süresi göz önünde bulundurulacak. İşlenerek fileto veya füme şekilde satılan ürünlerde ise ürüne ait faturalarda belirtilen miktarın iki katı dikkate alınacak.

İşletmesinde yetiştirdiği yavru balıkları başka işletmelerden satın alacaklar, bunları bakanlıktan izinli kuluçkahanelerden, su ürünleri yetiştiricilik belgesinde yavru üretim izinli işletmelerden, üniversite veya araştırma enstitülerine ait kuluçkahanelerden temin edebilecek.

Yetiştirilen ürünlerin büyüme sürelerinin belirlenmesinde, tür, bölgenin çevre özellikleri ve yetiştirme sistemi il müdürlüğünce göz önünde bulundurulacak.

Bakanlıktan “deli dana” açıklaması!

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

inek-cayir

Geçtiğimiz günlerde bir gazetede yayımlanan Deli dana yedirmişler” başlıklı habere istinaden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığın’dan bir açıklama geldi!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca, bir gazetede yayımlanan “Deli dana yedirmişler” başlıklı haberde yer alan Türkiye’nin 2011-2012 yıllarında Polonya‘dan ithal ettiği sığır etinde “deli dana” (BSE) hastalığına rastlandığı iddialarının doğru olmadığı bildirildi.

Bakanlık tarafından söz konusu haberle ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “İthal edilen etlerin bilimsel olarak BSE açısından risk grubunda olmayan 30 ayın altındaki sığırlardan elde edilmesi, Bakanlığımız veteriner hekimlerince yürütülen kesim öncesi kontrollerinde BSE hastalığına ilişkin klinik belirtilerin olmaması, soruşturma kapsamında BSE tespit edildiğine dair herhangi bir analiz raporunun bulunmaması ve bugüne kadar Polonya’dan ihraç edilen etlerde AB üyesi ve diğer ülkelerde BSE hastalığına ilişkin herhangi bir tespitin olmaması dikkate alındığında habere konu olan iddiaların doğru olmadığı net olarak anlaşılmaktadır.” ifadelerine yer verildi.

Bütün süreçler veteriner hekimler tarafından kontrol ediliyor!

Türkiye’de sığır eti ithalatının, ilgili uluslararası düzenlemeler çerçevesinde hazırlanan ulusal mevzuat çerçevesinde yapıldığına işaret edilen açıklamada, ithalat uygulamasında kesim öncesi, kesim sırası ve kesim sonrası bütün süreçlerin Bakanlıkça görevlendirilen veteriner hekimler kontrolünde gerçekleştirildiği kaydedildi.

Veteriner hekimlerin gözetiminde elde edilen etlerin, iki ülke arasında anlaşma sağlanan ve o ülkenin yetkili otoritesi tarafından onaylanan veteriner sağlık sertifikasıyla Türkiye‘ye sevk edildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Veteriner hekimlerimiz, kesilen hayvanların küpe numaralarıyla elde edilen karkasların etiketlerinin eşleştirilmesini takip etmekte, ithal edilecek etler ayrı depolarda tutulmaktadır. İthal edilmek üzere yüklenen karkaslar için kesim raporu düzenlenmekte ve ekinde kesilen hayvanların kulak küpe numaraları bulunmaktadır. Depodaki etler yerine başka etlerin verilmesi gibi bir durum kesinlikle yaşanmamaktadır. Polonya’dan gerçekleştirdiğimiz ithalat uygulamalarında da bu hususlara riayet edilmektedir. Polonya, Dünya Hayvan Sağlık Teşkilatı‘nın sağlık şartlarını karşıladığı için bu ülkeden sığır eti ithal edilmiştir. AB içerisinde, Polonya’da üretilen etlere ilişkin de herhangi bir yasaklama bulunmamaktadır.”

 

150 bin sığır itlaf edilecek!

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

inek-simental

Besi hayvanlarında hastalığa yol açan zararlı bir bakterinin yayılmasını önlemek için 150 bin sığır itlaf edilecek.

Yeni Zelanda hükümeti, besi hayvanlarında hastalığa yol açan zararlı bir bakterinin yayılmasını önlemek üzere 150 bin sığırı itlaf edeceğini açıkladı. İtlafın Mycoplasma Bovis adlı zararlı bakterinin yok edilmesi için yapılacağı duyuruldu.

Yetkililer, yüz milyonlarca dolar zarara yol açması beklenen planın başarılı olması halinde, Yeni Zelanda’nın söz konusu zararlı bakteriyi tamamen ortadan kaldırmayı başaran ilk ülke olacağını belirtti.

Geçen yıl temmuzda ortaya çıktı!

Hayvancılık, Yeni Zelanda ekonomisi için kritik önemde. Ülkenin Pasifik Okyanusu’ndaki yalıtılmış coğrafi konumu, dünyanın başka bölgelerinde hayvan sürülerini etkileyen salgın hastalıklardan korunmasını sağlıyordu.

Mycoplasma Bovis bakterisi, ülkede ilk kez geçen yıl temmuzda keşfedilmişti. Avrupa ve Amerika’da yaygın görülen bakteri hayvanlarda meme iltihabı, zatürre, kireçlenme ve başka hastalıkların ortaya çıkmasına yol açıyor. Hastalık gıda güvenliğine doğrudan tehdit oluşturmasa da çiftliklerde verimlilik kaybına sebep oluyor.

Tarımsal üretim 2018 yılında ne kadar düşecek?

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (GAPUTAEM) tarafından yürütülen AR-GE çalışmaları kapsamında "Sümerli" makarnalık buğday ve altı sıralı yemlik "Dara" arpa çeşitleri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü (TTSM) tarafından tescil edildi. 10 yıl süren AR-GE çalışmaları sonucunda tescil edilen Sümerli makarnalık buğday ve 14 yıl süren AR-GE çalışması sonucunda tescil edilen Dara altı sıralı arpa çeşidinde rekoltede yaklaşık yüzde 10 oranında artış sağlandı. GAPUTAEM Mehdi Sümerli, açıklamalarda bulundu. ( Şükrü Gündüz - Anadolu Ajansı )

Türkiye İstatistik Kurumu 2018 yılına yönelik “Bitkisel Üretim Birinci Tahmini”ne göre tarımsal üretimde düşüş öngörüyor.

Bu yıl yağışların zamansız olması, pek çok bölgede dolu görülmesi nedeniyle tarımsal üretim olumsuz etkilendi. Bu gelişmelerin ışığında TÜİK’in verilerine göre 2018 yılında tahıl ve diğer tarım ürünlerinde üretim miktarı bir önceki yıla göre yüzde 1,3 azalması öngörülüyor. Sebze üretimindeki azalış ise yüzde 1,4 olarak ön görülürken, meyvede yüzde 6,3 oranında artış bekleniyor. Devamını Oku

DOLU ÜZÜM BAĞLARINI TALAN ETTİ!

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

Manisa'nın Sarıgöl ve Alaşehir ilçelerinde dün gece etkili olan dolunun üzüm bağlarında zarara yol açtığı belirlendi. ( Mehmet Akif Sarıhan - Anadolu Ajansı )

Gece yarısı on beş dakika yağan dolu üzüm bağlarına büyük zarar verdi.

Manisa’nın Sarıgöl ve Alaşehir ilçelerinde etkili olan dolu üzüm bağlarına zarar verdi. Üzüm salkımlarının yere düşüren dolu, bağ yapraklarını da parçaladı.

Sarıgöl Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü ve Sarıgöl Ziraat Odası ekipleri, bölgede yaptıkları incelemede, Bağlıca, Çanakı, Tırazlar, Bereketli, Kavakkırı, Adaarası mahallelerinde dolunun etkili olduğunu tespit etti. Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdür Vekili Ahmet Akar, bağlarda yeni gelişen üzüm salkımlarının yerlere düştüğünü söyledi.

Alaşehir de doludan muzdarip!

Alaşehir Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri de doludan zarar gören üzüm bağlarında zarar belirleme çalışmalarına başladı. İlçe Müdürü Tarık Memiş, Alaşehir’de en büyük zararın Delemenler Mahallesi’nde meydana geldiğini ifade ederek, “Bununla birlikte Girelli, Hacıaliler, Belenyaka, Subaşı ve Üzümlü mahallelerinde dolu zararı var. Bu mahallelerimizde zarar belirleme çalışmalarına başladık.” diye konuştu.

Çiftçi zararını sigortadan karşılayacak

Sarıgöllü üzüm üreticisi Şükrü Demir, Sarıgöl Adaarası mevkisinde üzüm bağları olduğunu ve meydana gelen zararın sigortadan karşılanacağını aktardı. Son yıllarda artan belirsiz yağış durumuna karşı bağlarını sigortaladıklarını belirten Demir, “Dolu gerçekten çok zarar verdi. Allah’tan dolu sigortası yaptırdım. Üzüm salkımları yerde, dalında kalanlarda dolu yarası var, kararmalara başladı. Her yıl dolu sigortamı yaptırıyorum.” şeklinde konuştu.

İKLİM DEĞİŞİYOR, PEKİ TÜRK TARIMI?

Bu içerik Hasan Parça tarafından oluşturuldu.

kuraklik

Hasan Parça / Ziraat Mühendisi

Büyük Buhran’ın resmi olarak başlangıcı kabul edilen “Kara Perşembe”, 29 Ekim 1929 günü, refah içinde yaşayan Amerika’yı büyük bir çöküşün içine itti ve 10 yıl sürdü. Sadece ABD’yi etkilemedi neredeyse tüm dünya bu ekonomik buhrandan etkilenmiş oldu. Büyük Buhran’ı daha dramatik, daha şiddetli hale getiren olay ise Missisipi Vadisi’nde yaşanan iklim değişikliği idi. 1930 yılında iyice baş gösteren kuraklık sonucunda tarımsal iş gücü de gittikçe düşmeye başladı. Kendilerini bile besleyemeyen çiftçilerin,  vergilerini ve borçlarını ödemesi zaten mümkün değildi. Çiftliklerine ya bankalar el koydu ya da hiçbir kazanç elde edemeden satmak zorunda kaldılar. Evsiz ve işsiz kalan binlerce insan topraklarını terk edip başka yerlere göç etti. Devamını Oku

Hangi hayvan hastalıklarına tazminat ödenecek?

Bu içerik Çiftçi Haber tarafından oluşturuldu.

inek

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvan Hastalıklarında Tazminat Yönetmeliği’nde değişiklik yapılarak Resmi Gazete’de yayımladı

Hastalığa yakalandığı laboratuvar muayenesi ile tespit edilerek öldürülen süngerimsi beyin (BSE) hastalığı taşıyan sığırlar ile scrapie hastalıklı küçükbaş hayvanlar için tazminat ödenecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının “Hayvan Hastalıklarında Tazminat Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Mart 2018 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Tazminat kapsamında olan hastalıklar

Buna göre, ruam, sığır tüberkülozu, sığır brusellozu, koyun ve keçi brusellozu, sığır vebası, Afrika at vebası, kuş gribi, kuduz, sığırların nodüler ekzantemi, şap, scrapie ve BSE hastalıklarına yakalanan hayvanları için yerel kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen miktarlar üzerinden sahiplerine tazminat ödenecek.

Yarış atlarının kıymet takdirleri yapılırken damızlık ve yarış atı değeri dikkate alınmayacak. At bedeli olarak kıymet takdiri yapılacak.

Şap hastalığında, Bakanlıkça belirlenen bölgelerde hastalığın açık belirtisini göstermesi sebebiyle veya laboratuvarca hastalığın varlığı ve tipi tespit edildikten sonra öldürülen veya kestirilen hayvanların takdir edilecek kıymetlerinin tamamı için tazminat ödenecek.

BSE hastalığına yakalandığı laboratuvar muayenesi ile tespit edildikten sonra, Nakledilebilir Süngerimsi Beyin Hastalıklarına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği kapsamında öldürülen sığırlar ile scrapie hastalığına yakalandığı laboratuvar muayenesi ile tespit edildikten sonra aynı yönetmelik kapsamında öldürülen küçükbaş hayvanların takdir edilecek kıymetlerinin tamamı da tazminat kapsamına alındı.

Tazminat ödenecek haller

Bu hastalıklardan sığır brusellozu, koyun ve keçi brusellozu, kuduz, sığırların nodüler ekzantemi, scrapie ve BSE’nin resmi laboratuvarlarca tespiti, diğer hastalıkların ise resmi veteriner hekim, yetkilendirilmiş veteriner hekim ya da resmi laboratuvarlarca tespiti tazminat ödemesi için esas olacak. Hastalıkların teşhisi için alınan numuneler resmi veteriner hekim tarafından alınacak ve resmi yazı ile laboratuvarlara gönderilecek.

Ayrıca, ruam, sığır vebası, at vebası, kuş gribi, scrapie, BSE hastalıkları nedeniyle imha edilen hayvansal ürünlerin, yem, madde ve malzemelerin bedelleri ile imha, nakliye ve dezenfeksiyon masraflarının tamamı da tazminat ödenecek.

Söz konusu hastalıklar nedeniyle oluşan zararlar Tarım Sigortaları Havuzu tarafından karşılanmış ise ayrıca tazminat ödemesi yapılmayacak.